Mayıs 2003 ün ilk haftası kocam gölbaşı ndaki çekimler için ankara ya giderken istersen sen de gel demişti. Bende değişiklik olsun diye o na takılmıştım. Iyi ki de takılmışım sheraton otelinde kalıyoruz. çekimler gece ve gündüz oluyor. Ankara nın hatta türkiye nin en sıcak günleri şansımıza. Nem de aşırı. Giydiğimiz vücudumuza yapışıyor sanki. Ilk gün sabah 05 gibi otele dönünce gittiğime gideceğime pişman oldum. Biraz da sitem ve surat ettim haliyle. Ertesi günü bizimkiler gitti bende otelde yalnız kaldım. Havuzda barda falan takılıp vakit geçiririm nasılsa dedim. Neyse akşam yemekten sonra bara çıkmak için vaktin geçmesini bekliyorum. En iyisi odamıza çıkıp balkonda vakit geçirmek diye düşündüm. Balkona çıkıp sandalyeyi çekerken yan odadan inleme sesi duydum. Kafamı merak edip uzattığımda balkonlar bitişik ve yan yana bir çiftin çılgınca seviştiğini pardon resmen sikiştiğini gördüm. Bir anda afallamıştım. Beni fark edecek durumda değillerdi nasılsa. Tekrar uzattım kafamı. Ikisinin vücudu da harikaydı. Gayri ihtiyari sulandığımı ve daha fazla dayanamayacağımı anladım. Gece lambasını yakıp ışığı söndürerek biraz daha seyrettim. Balkon kapısı açık yatağa uzandım. Tv ve köşe lambası açık sadece. Odada gördüklerimi hayal edip çırılçıplak vaziyette kendimle oynarken sızıp kalmışım. Bir ara vücudumda bir temas hissettim. Hoş bir temas ama. Oda karanlıktı. Kocam geldi diye sevindim. Ve cilve yapmak istedim. gördüklerimde hala beynimde ya iııhhhh deyip hafif hafif sırt üstü döndüm. Okşamalar devam ediyordu yine. Bu kez amcığımı okşuyordu kocacığım benim. Ters dönüp te ağzıma yarrağını uzatınca bunun başka bir yarrak olduğunu anladım ama iş işten geçmişti. çoktan dudaklarımın arasında sünnetsiz bir yarrak amcığımda da yabancı bir dil vardı. Ve ikisi de hedefine ağır adımlarla ilerliyordu. O anda başka bir eli de fark ettim. Ilk kez bir kadın beni sex duygusuyla okşuyordu. Evet bunlar yan odada çılgınca sevişirken benim seyrettiklerimdi. Yabancı bir turist. Yabancı olması daha da iyiydi benim için. Bıraktım kendimi olacaklara. Neler olmadı ki? Ilk kez dedim ya amcığın bu kadar tatlı olduğunu anladım. Ve siz erkeklerin bunun için neden bu kadar çıldırdığınızı da. Deli divane olunmayacak gibi değildi gerçekten. Unutamadığım bir de final vardı ki anlatmadan geçemiyeceğim. Adam; ben altta sırt üstü, sevgilisi üstte bana yüzü dönükken kadın benle sevişirken, bir benim bir kadının amcığına sokup çıkartırken ikimizin de kudurmasını asla unutamıyorum. Sonunda da onun ikimizin ağzına sırayla fışkırmasını. Ertesi gün ve gece de bu macera devam etti haliyle. Ingilizler güneye giderken bizde istanbul a dönüyorduk. Anılarda otelde kalıyordu birde hafızamızda
Yaşanmış Sex Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşanmış Sex Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mart 2015 Salı
Otel Odasında Gizli Sex Hikayesi
Mayıs 2003 ün ilk haftası kocam gölbaşı ndaki çekimler için ankara ya giderken istersen sen de gel demişti. Bende değişiklik olsun diye o na takılmıştım. Iyi ki de takılmışım sheraton otelinde kalıyoruz. çekimler gece ve gündüz oluyor. Ankara nın hatta türkiye nin en sıcak günleri şansımıza. Nem de aşırı. Giydiğimiz vücudumuza yapışıyor sanki. Ilk gün sabah 05 gibi otele dönünce gittiğime gideceğime pişman oldum. Biraz da sitem ve surat ettim haliyle. Ertesi günü bizimkiler gitti bende otelde yalnız kaldım. Havuzda barda falan takılıp vakit geçiririm nasılsa dedim. Neyse akşam yemekten sonra bara çıkmak için vaktin geçmesini bekliyorum. En iyisi odamıza çıkıp balkonda vakit geçirmek diye düşündüm. Balkona çıkıp sandalyeyi çekerken yan odadan inleme sesi duydum. Kafamı merak edip uzattığımda balkonlar bitişik ve yan yana bir çiftin çılgınca seviştiğini pardon resmen sikiştiğini gördüm. Bir anda afallamıştım. Beni fark edecek durumda değillerdi nasılsa. Tekrar uzattım kafamı. Ikisinin vücudu da harikaydı. Gayri ihtiyari sulandığımı ve daha fazla dayanamayacağımı anladım. Gece lambasını yakıp ışığı söndürerek biraz daha seyrettim. Balkon kapısı açık yatağa uzandım. Tv ve köşe lambası açık sadece. Odada gördüklerimi hayal edip çırılçıplak vaziyette kendimle oynarken sızıp kalmışım. Bir ara vücudumda bir temas hissettim. Hoş bir temas ama. Oda karanlıktı. Kocam geldi diye sevindim. Ve cilve yapmak istedim. gördüklerimde hala beynimde ya iııhhhh deyip hafif hafif sırt üstü döndüm. Okşamalar devam ediyordu yine. Bu kez amcığımı okşuyordu kocacığım benim. Ters dönüp te ağzıma yarrağını uzatınca bunun başka bir yarrak olduğunu anladım ama iş işten geçmişti. çoktan dudaklarımın arasında sünnetsiz bir yarrak amcığımda da yabancı bir dil vardı. Ve ikisi de hedefine ağır adımlarla ilerliyordu. O anda başka bir eli de fark ettim. Ilk kez bir kadın beni sex duygusuyla okşuyordu. Evet bunlar yan odada çılgınca sevişirken benim seyrettiklerimdi. Yabancı bir turist. Yabancı olması daha da iyiydi benim için. Bıraktım kendimi olacaklara. Neler olmadı ki? Ilk kez dedim ya amcığın bu kadar tatlı olduğunu anladım. Ve siz erkeklerin bunun için neden bu kadar çıldırdığınızı da. Deli divane olunmayacak gibi değildi gerçekten. Unutamadığım bir de final vardı ki anlatmadan geçemiyeceğim. Adam; ben altta sırt üstü, sevgilisi üstte bana yüzü dönükken kadın benle sevişirken, bir benim bir kadının amcığına sokup çıkartırken ikimizin de kudurmasını asla unutamıyorum. Sonunda da onun ikimizin ağzına sırayla fışkırmasını. Ertesi gün ve gece de bu macera devam etti haliyle. Ingilizler güneye giderken bizde istanbul a dönüyorduk. Anılarda otelde kalıyordu birde hafızamızda
Etiketler:
Anal Sex Hikayaleri,
sikiş hikayeleri,
Yaşanmış Sex Hikayeleri
Zencileri Hep Merak Ederdim
Pazar günü bizimkinin çekimi olduğundan sabah 7 de evden ayrıldı.Ben de 7.30 gibi hazırlanıp çıktım.Oteldeydim.Maçlar 11 de başlayacak bende hem seyredecek hem güneşlenecektim güya.Yoksa şeytan mı dürtüyordu.Açıkçası bütün gece o sanki içimden hiç çıkmamıştı.Asansöre bindim.15.kat.ve odanın kapısını çaldım.Kendimi bir an fahişe gibi hissettim.Ama öyle olmadığımı bu işi sırf zevk için yaptığım biliyor ve rahatlıyordum.Kapıyı açtı şaşırmış vaziyette ama gülümseyerek içeri davet etti. Ama o da ne? Yatakta çırılçıplak yatan bir zenci bayan vardı.Ve O beni içeri almıştı.Problem olmayacağını ve olanları anlattığını söylüyordu.Meğer beni tenis oynarken seyretmiş ve peşime takılmış.Yani saunaya gelmesi falan hep elde edebilmek içinmiş demek ki.Neyse; Benimle ayak üstü sevişmeye başladı hemen.Daha önce Ankara da başımdan böyle bir olay geçtiği için kadınla beraber olmak beni rahatsız etmiyordu.Ama odanın aydınlık olması olumsuz etkiliyordu.Gece olsa her şey daha kolaydı sanki.Perdeleri kapattım.İşte karanlık olmuştu her yer.Gece lambasını yaktım sadece. Her ikisinin de vücudu enfes gözüküyordu o ışıkta.Bende bronz bir şekilde renkleri tamamlıyordum.Biz sevişirken uyumadığını uyur numarası yaptığını yakaladım.Geri geri gelip yatağa uzandım.Adamı da aramıza aldım.Onların devamını getirmesini istiyordum bende sonradan dahil olacaktım.Kadın nazlanır gibi oldu sanki.Ama azman yarağını kadının ağzına dayayınca yavaş yavaş gözlerini aralamaya başladı.Bende o kapkara vücudun amcığının dudaklarını aralamış kıpkırmızı olan kısmını yalamaya başlamıştım.Hiç tepki vermedi.Adamda ikimize de yetecek alet vardı nasılsa.O benden çok daha kolay içine almaz mı? Ne de olsa idmanlı diye düşündüm.Kadını ters çevirdi bir an. Yüz üstü.İnanamadım arkasından mı yoksa derken elimi tutup aletine götürdü.Ve arkasına yerleştirmemi sağladı.O anda bile kuduruk gibi olmuştum.Sadece bir inleme duydum ve rahatlıkla kafası ve de gerisi girip çıkmaya başlamıştı bile.Benim de sırtüstü yatmamı istedi.Ondan çıkarıp amcığıma sokmaya çalışıyordu.Bu kez kadın O na ve bana yardım ediyordu.Ohhhhhhhh harikaydı işte yine içime giriyordu kara şey.Yavaş yavaş girip çıkarmaya başladı dünkü gibi.En çok da buna bayılıyordu. Ağır ağır zevk ala ala.Her girip çıkışını hissederek almaya.Alıştırınca benden çıkarıp kadını arkadan yapmaya başladı.Tekrar oradan çıkarıp kadına yalatıyor amcığıma sokuyordu.Bir O na bir bana.Hem göt sikiyor hem de amcık.Üçümüzde kudurmuştuk.En sonunda ikimizin de ağzına sırayla boşaldı.Muhteşemdi#133; Kahvaltıyı hem beraber odada yaptık.Duş alıp ayrılacaktım onlardan ama dün duşta yaşadıklarım tekrar canlanmıştı gözümde.Peşimden kadında duşa gelmez mi? Onunla baş başa seviştik erkeksiz.Adam ise karşımıza geçmiş bizi izlemekle yetiniyordu.Ve de kendininkiyle oynayarak.Boşalmamasını ve ağzıma fışkırmasını istedim.Süperdi yaaaa.Fışkırırken damağıma sert sert vuruyordu sanki spermleri.Öpüşerek onlara veda ettim. Tenis kortuna indim.Cenk yoktu.Odasına telefon ettim. Yataktaymış.İstersen gel kahvaltıyı burada beraber yapalım dedi.Yapmıştım ama dinlenmem lazımdı.Odaya çıktım.Kapıyı aralık bırakmıştı.Yatakta yüzüstü yatıyor ve numaradan uyuyordu.Üstü çıplaktı ve çarşafla belden aşağısı örtülüydü.Uyanık Cenk beni tongaya düşürecekti aklınca.Kalkmıyor musun? Dedim demez olaydım.Kalktı çoktan diye karşılık vermez mi sinsice gülerek hem de.Sinirlenmiştim ama belli etmiyordum.O sinirle çarşafı hızla çektim.Aboooooooooooo ne göreyim dediği gibi kaldırmış ve çırılçıplakmış iyimi? Ben elimde çarşaf şaşkınlığımı üzerimde atamamıştım ki hızla doğruldu ve ellerimden yapışık yatağa çekti.Allahım tecavüze mi uğrayacaktım yoksa? Ve dudaklarıma yapıştı.Kurtulmak için çabalamaya başladım.Sırt üstü yatıyordum ve O bacaklarımın arasına girmişti bile.İnce mini eteğimin içindeki g-stringimi görünce daha da kudurdu.Yarağını hissetmem beni de azdırmıştı.Ama zenciden sonra bundan zevk alabilecek miydim.Hamur gibiydim zaten. Dudaklarımı verdim sonunda.Rahatlamıştı.Soyarken mutluluktan uçuyordu sanki.Yıllar sonra benimle olmak bu güne kısmet olmuştu O nun için.Amcığıma ilk temasında boşalacaktı nerdeyse.Kalkıp banyoya gittim yüzümü yıkadım.Maksat O nu geciktirmekti.Döndüm ve benim hakimiyetimde sevişmeye başladık.Ta ki yeter artık dedirtene kadar.Yüz üstü yattım ve gel dedim. Belimi kırdım kalçamı kaldırdım ve aletini tutup arkama dayadım.Hadi bakalım dedim.Şaşırdı ve aptallaştı.Ama çocuklar gibi de sevindi.Yavaş yavaş giriyordu.Birden hızlandı.Hayır dedim yavaş yavaş madem ki çok istedin tadını çıkaralım.Boşalma sakın diye ekledim.Çıkarıp amcığıma soktum.Bir önüme bir arkama.Zencinin kadına ve bana ayrı ayrı yaptığını bir seferde Cenk e ve bana tattırıyordum.Aman Tanrım harikaydııııııııııııı.En sonunda ağzımda patladı bağıra bağıra.Yatağa yığıldı.Bende bitmiştim açıkçası.Uyuyakalmışız.Güya beni rahat uyutmayacak ve her an tekrar başlayacaktı.Uyandığımda saat akşam 7 olmuştu.O ise hala uyuyordu.Apar topar giyinip otelden ayrıldım
30 Ocak 2015 Cuma
Oğlumun Arkadaşıyla Muhteşem Seks Hikayem
Adım Asuman. 38 yaşında, bir erkek çocuk sahibi, eşinden boşanmış, fiziği ve medeni halimle erkeklerin peşinde koştuğu bir kadınım. Özellikle bacaklarım, göğüslerim, sarı saçlarım ve ses tonum erkekleri hemen etkiliyor. Bir kadın olarak bunun farkındayım ve bu durumumdan son derece memnunum. Çocuklu olmam nedeniyle oldukça dikkat etmem gerektiğinden çok fazla bu durumun zevkini çıkaramıyorum. Eşimden 4 sene evvel boşandım. Tek sebep cinsel olarak yetersizliği idi. Çok erken, 17 yaşımda evlenmiş, hemen de çocuk yapmıştım. Ama her zaman kendime baktım. Kocamın yetersizliği yüzünden onu bir çok kez boynuzlayarak ihtiyacımı karşılıyordum. Ama artık duldum ve herkesin gözü üzerimdeydi. Oğlum Mert büyümüş, üniversitede okuyordu. Liseden beri birlikte okudukları Haluk ile aynı üniversiteyi kazanmışlar, çoğu kez birlikte ya bizde ya da Haluk’larda ders çalışıyorlardı. Haluk Mert’e göre fiziki açıdan daha gelişmiş bir çocuktu. 25–26 gösteriyordu. Oysa Mert ile aynı yaştaydılar. Bize geldiklerinde her zaman beni süzer, resmen gözlerini üzerimden alamazdı. Mert’ten dolayı sesimi çıkaramıyordum. Aslında hoşuma da gitmiyor değildi hani… Epey uzun zamandan beri hiçbir erkekle de birlikte olmamıştım. Erkeksizlik başıma vurmuştu ama bu oğlumun arkadaşı da olmazdı ya… Hem ben sübyancı mıyım diye içimden geçirdim. Bu düşüncemin üzerinden bir ay geçmişti. Oğlum Mert arkadaşlarıyla hafta sonu için Sapanca’ya gitmişlerdi. Evde yalnızdım ve her tarafımı ateşler basıyordu. Televizyon seyrederken masumane bir öpüşme sahnesi anında kendimle oynadığımı hissettim. Gayri ihtiyari olmuştu ve üstelik elim göğüslerimdeyken bacak aramın da ıslandığını hissetmiştim. Ben yine de filimi seyretmeye devam ediyordum ama kendimle oynamam daha da artmış ve amımın suları külotumu ıslatmaya başlamıştı. Bu durumda kendimi tatmin etmek istemiyordum. Çok uzun zamandır yaptığım buydu, bıkmıştım artık kendimle oynamaktan… Ne vibratör, ne salatalıklar, ne fırça sapları, ne parmaklarım… Gerçek bir erkeklik organı girsin istiyordum içime… Mert de evde yokken birini bulmalıydım. Bir erkekle birlikte olmalıyım diye düşündüm ve hemen olduğum yerden kalkarak üzerime askılı bir tişört geçirdim. Altıma da dizimin neredeyse bir karış üzerinde pilili kot mini etek giydim. Amacım bir kafeye, bara gidip gözüme kestirdiğim bir erkekle otel odasında sabahlayıp ateşimi söndürmekti. Bu düşünce bile beni deli ediyordu. Vücudumda yanmayan hiçbir yerim yoktu, bacak aram, amım, göt deliğim resmen tutuşuyordu. Kasıklarımda sert, kıllı bir erkek kasığı, vücudumda hoyrat bir erkek eli istiyordum. Tam giyinmiş evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Mert olabilirdi, evet arayan Mertti. ”Anne, Haluk buraya gelmedi, telefonu da cevap vermiyor. Evine bir bakar mısın? Çok merak ediyoruz, bana bildirirsen sevinirim…” dedi. Ben de merak etmiştim ve olur diyerek telefonu kapattım. Evden çıkarak üzerime aldığım hırkayı arabama bırakıp Halukların evine yöneldim. Merakla kapıyı çaldığımda Haluk kapıyı açtı. Beni karşısında mini etekli ve oldukça açık bir tişörtle görünce gözlerini benden ayıramadan kekeleyerek, ”Aaa.. Asuman teyze…” diyebildi. Sonra kendini toparlayarak “Buyurun, buyurun…” diyebildi. ”Hayırdır Halukcuğum? Mertlerle bulumak için gitmemişsin. Seni çok merak etmiş. Ev telefonunu da hatırlayamamışlar, cebine de ulaşılamıyormuş, beni gönderdi sana, haber bekliyorlar benden…” dedim. Haluk ta ”Ya, anneannem hastalanmış. Babamlar acilen memlekete gidince ben kaldım, gidemedim. Biliyorsunuz evde kediler var. Cebimin de şarjı bitmiş, daha yeni fark ettim. Hatta siz geldiğinizde şarja koyuyordum..” dedi. ”Eee.. Bir şeye ihtiyacın var mı? Yemek filan yedin mi?” ”Valla yumurta kırmaya hazırlanıyordum ama… Nasıl becereceğimi de bilmiyorum açıkçası…” ”“Müsaitsen dur bir bakayım…” ”Olur mu öyle şey? Buyurun, özür dilerim kafam çalışmadı. Tekrar özür dilerim…” diyerek beni içeri davet etti. Bu arada Mert’i de arayarak durumdan haberdar ettikten sonra mutfağa yöneldim. Haluk’a sahanda sucuklu yumurta yaptım. Salondaki yemek masasına servis açtım ve Haluk yumurtayı yiyene kadar koltukta oturup onu bekledim. Haluk yumurtasını yerken bile defalarca bana teşekkür ediyor ama gözlerini de bacaklarımdan alamıyordu. Yumurtasını bitirdikten sonra kalkıp karşımdaki deri koltuğa geçti. Havadan sudan konuşuyorduk. Bir ara baktım sadece ben konuşuyorum. O ise dalmış, gözleri bacaklarıma kilitlenmiş, hiç konuşmuyor. Anlattıklarımı duymuyor bile… Hay allah, bir de baktım ki, mini eteğimi ne kadar çekiştirsem, koltukta oturduğum yerde plileri açılıp duruyor. Ben konuşmaya dalmışım, etek kasıklarıma kadar çıkmış, karşıdan külodumu görebildiğine emindim. Çocukcağız hipnotize olmuş gibi gözlerini ayıramıyordu manzaradan… Kendimi toparlamaya, eteğimi çekiştirerek frikiğimi kapatmaya çalışınca silkindi. Ben dayanamadım, ”Ne o Haluk, nerelere daldın öyle?” dedim gülümseyerek… Kızardı, bozardı, ”Şeyy… Öylesine…” diye kekeledi. Az önceki etek altı küloduma mıhlanan bakışları, bendeki şehvet hislerini tekrar uyandırmıştı. Kendimi tutamıyordum. ”Öylesine değil işte, ben nereye baktığını biliyorum. Deminden beri bacaklarımı dikizleyip duruyorsun. Çok yaramaz çocuksun sen..:” dedim şakaya vurarak… Benim şakalaştığımı görünce biraz rahatladı. Yine de kıpkırmızı bir suratla, ”Siz çok güzel bir kadınsınız.. Bakmamak elimde değil…” dedi. ”Gerçekten mi? Beni güzel mi buluyorsun?” ”Evet… Hem… Hem de çok güzel buluyorum…” ”Yaaa… Teşekkür ederim iltifatına…” ”Gerçekten söylüyorum inanın…” Birden çok etkilenmiştim. Zaten her şeye hazır olan ben, tahrik olmuş vaziyette olduğum yerden kalktım. Gerinir gibi yaparak kollarımı havaya kaldırdım. Bu hareketimle eteklerim iyice yukarı kalkmış bacaklarım tamamen ortaya çıkmıştı. Bu hareketi bilinçli yapmış Haluk’u tahrik etmek istemiştim. Haluk bu hareketim karşısında yutkunmuş, gözlerini önüne eğmişti. Ben daha da tahrik olmuş bir halde bu sefer tamamen istem dışı sürüklenircesine Haluk’un yanına yanaşırken hafif hafif etrafımda dönerek dans eder gibi bir hareket yaptım.. İki elimle göğsümden başlayarak belimi, kalçalarımı sıvazlayarak sordum, ”İnanmıyorum sana, neremi beğeniyorsun peki?” dedim kısık bir sesle… Haluk gözleri açılmış, beni takip ediyor, nefes bile almıyordu. Ok yaydan çıkmış Haluk’la sevişmemiz kaçınılmaza doğru yol alıyordu. Yanına oturduğumda terden sırılsıklam olduğunu ve çok derin nefes aldığını hissettim. Hiç ara vermeden bacağımı bacağının üzerine atarak dirseğimi omzuna dayadım, elimle saçını okşamaya başladım. O da kolunu belime atmıştı. Bu hareketimle bacaklarım ayrılmış, şeffaf dantelli küçücük külotum ve amım ortaya çıkmıştı. Haluk’un kulağına eğilerek, ”Madem güzel buluyorsun, o zaman bu güzelliğin hakkını ver canım…” Hala beklediğim gibi bir hareket yapmıyordu velet… İçinde açmazlar yaşadığı belliydi. ”Ama siz… Mert’in annesi…” diye kekelerken biraz sert kaçan bir sesle, bozulmuş gibi, ”O zaman hayallerinde kalmak zorunda…” dedim ve bacağımı üzerinden alıyordum ki, ”Hayır, hayır.. Bunu yapmayın… Sizi istiyorum… Hem de çok istiyorum…” dedi. ”O zaman Mert’i filan bir kenara bırak, bu fırsatı değerlendir güzelim… Evde ikimiz yalnızız… Ben kadınım, sen erkeksin… Erkek olarak yapacağını yap…” diyerek bacaklarımı aralayıp amımı tamamen ortaya çıkardım. Şeffaf külodun altında görünen kabarmış am dudaklarımı elimle okşadım. Akan sulardan külodun önü ıslanmıştı bile… Haluk hemen elleriyle tişörtümü yukarı sıyırarak göğüslerimi okşamaya ve deli gibi öpmeye başladı. Bir müddet öpüp okşadıktan sonra yerimden doğrularak etekliğimi çıkardım. Pantolonunun fermuarını çektim, yarağını dışarı çıkartarak ağzıma alıverdim. Harika bir yarağı vardı. Taş gibiydi ve oldukça iriydi. Yarağını dibine kadar ağzıma alarak emiyordum. O da kolunu uzatarak elini külotumun içine sokuyor, zevk ve heyecandan sırılsıklam olmuş amımı okşuyor, parmaklıyordu. Yarağı artık taş gibi olmuş amıma girmeye hazır hale gelmişti. Eğilip tek hamlede külotumu çıkarttığımda o da tişörtünü, pantolonunu ve külotunu çıkarmıştı. Sırtımı ona dönerek bacaklarımı üzerinden geçirip elimle kavradığım yarağının üzerine oturmaya başladım. Duyduğum zevk ve heyecandan yapış yapış olan amım hiç zorlanmadan o kocaman ve kalın yarağı dibine kadar almıştı. Yarağın her santimini hissetmiştim ama, amım hala daha yok mu der gibiydi. Amımın kaslarını oynatarak yarağını içimde sıkıştırıp gevşetirken üzerinde inip kalkmaya başlamıştım. Bir yandan da parmaklarımla amımın dudaklarını açabildiğim kadar açarak yarağın daha çok sürtünmesini sağlıyordum. Bir müddet sonra yarağın üzerinden kalkıp bu kez yüzümü Haluk’a döndüm. Güzel yarağını tekrar içime aldım. Kollarımı boynuna dolayarak dudaklarına yumuldum ve üzerinde inip kalkmaya devam ettim. Dakikalar sürdü inip kalkmalarım… Dudaklarını bitirircesine emiyordum. Haluk da ellerini memelerime yapıştırmış, avuçlarında sıkıyor, uçlarını ovalıyordu. Birde bire müthiş bir zevk dalgasına tutularak sular seller gibi, tam anlamıyla şaldır şaldır boşaldım. Boşalırken attığım çığlık bile beni ürkütmüştü. Ama Haluk daha da azmış, amını suladım götünü de isterim diye tutturmuştu. 20 yaşındaydı ama değme tecrübeli erkeklere taş çıkarırdı. Tam bir erkek ve süper bir sikiciydi. Bu kadar zaman sikinin üstünde zıplamama rağmen daha boşalmaya niyeti yoktu… Hemen yarağının üzerinden kalkarak am sularımla vıcık vıcık kayganlaşmış yarağını elimle kavrayarak göt deliğime dayadım. Bunu isteyerek hislerime tercüman olmuştu. Daha kafasını dayamamla birlikte, Haluk’un ilk hamlesiyle yarrağının başı içime girmişti bile… Ona yardımcı olmak için ıkınarak yarağın üzerine yüklenince tamamı götümün içinde kayboldu. Arka deliğimde hissettiğim acı ve kalınlık yüzünden dudaklarımı ısırdım. İnliyordum. Bu sefer ben hareketsizken o alttan bana geçirmeye başladı. Göt deliğimde bir pompa gibi yarağını çalıştırmaktaydı. Minik deliğim iyice açılmış rahatlamıştı. Haluk artık götümden çıkıp amıma, amımdan çıkıp götüme dalıp duruyor, taşakları apışlarımı kasıklarımı dövüp duruyordu. Haluk birden bire yerinden doğrularak beni koltuğa yüzükoyun yatırdı. Hafif domalmış pozisyonda, bacaklarımı parçalarcasına ayırarak amıma öyle bir yüklendi ki… İşte o an içimde ne var ne yoksa dışarı patlatırcasına, boğuk bir çığlıkla, ağlarcasına boşaldım Vücudum hala titriyor, orgazmın doruklarını yaşıyordum ki Haluk amımda iyice hızlanarak gidip gelmeye başladı. Beni tek bacağımın üzerinde tutup diğer bacağımı kıvırarak göğsüne sıkıştırdı. Amıma geçirmeye başladı. Alttan harika vuruyordu. Birden bire nefesi sıklaşmaya ve kasılmalara başladı. Korunmuyordum ve içime boşaltamazdım onu… Kendimi ondan kurtararak önünde diz çöktüm ve yarağını hızla sıvazlamaya başladım. Az sonra da Haluk iniltiler eşliğinde sert kasılmalarla boşalmaya başlamıştı. Tüm spermleri ağzımı ve yüzümü doldurmuş, sızanlar çenemden göğüslerime akıyordu. İkimiz de koltuğa yığılıp kaldık. Ağzımdan çıkan tek kelime ”Harikaydın canım…” oldu. Haluk da, ”Aynen, sen de…” diyebildi. Sonra birlikte öpüşe koklaşa, sevişe sevişe duş aldık ve önümüzdeki uzun geceyi sabaha kadar uyumaksızın sevişerek geçirdik. Gün ışıdığında Haluk hala beni sikiyor, ben ise 5–6 orgazma ulaşmanın mesafelerini kat ediyordum. O akşamdan sonra Halukla her fırsatta bir araya gelip bir otelde ya da başka bir ıssız köşede, genelde bu benim arabamda oluyordu, sık sık sevişiyoruz. Bir gün kızgınlıkla oğluma “ananı sikerim” dese hiç de yalan söylememiş olacak.
Deli gibi sikişen yengemle sex hikayemiz
Sabah uyandıktan sonra çok zinde bir şekild kalktım ve annem hülya ile keriman yengem sabah sabah azmış bir şekilde bana bakıyorlardı. Bende bugün sizi sikmeyeceğimi söyleyerek esma yengemin yanı gitmek için hazırlanmaya başladım. Doğru onun evine gittim. Beni geceliği ile karşıladı. Çok sexi bir şekilde idi. Eve girer girmez dudaklarıma yapıştı. Beni çok özlediğini dün gece rüyasına girdiğimi ertesi gün sabaha kadar onu becerğimi söyledi. Bende bu rüyanı gerçekleştrelem dedim ve soyunmaya başladım. Onuda soyarak yarrağımı ağzına verdim. Çok güzel bir şekilde yalıyordu çok yalayınca dayanamayarak tüm menilerimi ağzına boşallattım o daha hiç bir tanesini boşa harcaöıyarak hepsini yuttu. Biraz dinlenmek için odaya geçtik ikimizde çıplak bir şekilde oturuyorduk. Bana çok güzel sikiştimi ve güçlü olduğumu söyledi. sabahakadar ponula olacağımı annemle yengem kendi kendilerini tatmin etmelerini istedim çünkü bensenle olacakrım. Dedim. Yarım saat geçtikten sonra yengem kahvaltı yapalım dedi. Bende tamam diyerek beraber mutfağa geçtik. O kahvaltıyı hazırlarken benimoğlan uyanmaya başladı. Niye uyanmasın ki karşımda çok güzel bir götle am duruyor ve bana dönük olarak kahvaltı hazırlıyordu. Bende daha fazla dayanamıyaraaaak arkasına geçtim. Ve yarrağımı tutarak sokmaya başladım buramı yapacaz dedi. tezgaha dayanmış ben arkasından sokuyordumBende nerede bulursam yapacağımı söyleyerek sokmaya başladım ani bir şekilde sokunba bağırmaya başladı yavaş olmamı istedi. Bende dahada hızlanarak gidipgelmeye başadım. Çok güzeldi o tezgaha dayanmış ben arkasından sokuyordum. Ben boşalmak üzereydim yarrağımı çıkartarak götüne sokmaya hazırlanıyordum ki yengem çok azıyoor lütfen şuaradan yağı al sür öyle sok dedi. Bende hem yarrağımı hemde onun götünü yağlayarak sokmaya başladım kafası girdikten sonra çıkarmamı istedi. Ben onu dinlemeyerek ani bir şekilde soktum götüne. Oda bağırarak çıkar götüm yırtıldı dei bende bir şey olmaz şmdi alışır dedim gidip gelmeye başaladım. Alışınca oda zevk almaya başlayınca kocacım sok daha hızlı sok demeye başladı. Daha hızlı dedi. Bende artık bitmiştim ve götüne boşalmaya başladım. Öğleden sonra yengeme kardeşi gelmişti yeni evli olduğu için ben çok beyeniyordum. Adı yarendi. Çok güzel esmer ve uzun boylu dolgun kalçalı ve götü çok hoşuma gidiyordu. Yengem yaren gelince bana bakarak ona nasıl baktığımı anlamıştı heralde bana öyle bakmamı söyledi. Yengem esma çay koymak için mutfağa gidince bende peşinden giderek arkasından yapışarak götünü ve memelerini okşamaya nbaşladım bir yandan da konuşuyorduk. Bana onu çok beyendin herade dedi. Bende evet dedim. Onu becermek istediğimi söyledim kıskandı heralde biz yemiyoruz heralde dedi. Bende hayır bu fırsatı bulmuşkan kaçırmak olmaz dedim hazırda yeni evlibir saat içinde sikelim öyle gitisn dedim. Ona yarenin götüne çok hoşladındığımı söyledim anladım zaten dedi. kızı yyiyecekmiş gibi bakıyordun dedi. Devamı diğer konumda bunu gibi hikayeleriniz varsa bana maillerinizi bekliyorum. Hikaye yollamayana cevap yok. Hepsini annemle beraber okuyoruz.
Kızlığımı 10 yaşında bozan babamla sex hikayemiz
nsan yapısı kanun, örf ve adetlerin, müeyyideleri ne olursa olsun, yaradılışımızın, genlerimize kazıdığı temel içgüdüler ve doğal kanunlar karşısında, hiçbir geçerliğinin olmadığını çok küçük yaşlarda öğrendim ben. Annem, henüz on yedi yaşlarındayken, beni doğururken ölmüş. O zamanlar babam da o yaşlarda bir gençmiş. Ondan sonra, babaannem bizimle yaşamaya başlamış ama babam benimle ilgilenmesine pek izin vermemiş. Annemin ölümüyle boşalan kalbindeki bütün sevgiyi bana vermiş. Her şeyimle bizzat kendisi ilgilenmeye, bana gözü gibi bakmaya başlamıştı. Beni o kadar seviyordu ki, bu ilginin bende yarattığı şımarıklıkları bile büyük bir sevecenlikle kabullenir, hatta bu halimden hoşlanırdı bile. Zamanla ben de ona öyle bir alışmış öyle bir bağlanmıştım ki yanından hiç ayrılamaz, kucağından inmez olmuşum. Birlikte olduğumuz zaman gözümüz başka kimseyi görmez, hatta babaannemin evdeki mevcudiyetini bile yadırgardık. Kendimi bildim bileli babamın beni soyup elleri ile yıkamasına o kadar alışmıştım ki, babaannem biraz yadırgasa da, normal yaşantımızda aramızda öyle pek sıkı bir kaçgöç olmamasını da gayet doğal olarak kabullenmiştik. Ancak eninde sonunda, bu sevgi dolu, mutlu birlikteliğimizin, cinsel içgüdülerimiz doğrultusundaki doğal gelişimini de yaşamamız kaçınılmazdı. İlkbaharın sıcak günlerinin yaşandığı, bir bayram arifesiydi. Önümüzde uzunca bir tatil vardı. Bu uzun tatilden istifade, babaannem, yıllardır görüşemediği akrabalarını görmek üzere memleketine gitmişti. Babam mı istemedi pek bilemiyorum ama nedense bir daha da geri dönmemişti. Ondan sonradır ki, biz babamla, evde baş başa, tamamen yalnız kaldık. Böyle olunca babamla olan yakınlığımız, içli dışlı bir beraberliğe dönüşmeye başlamış, babaannemin mevcudiyetinin verdiği çekingenlik de tamamen ortadan kalkmıştı. Bu arada babamın bana karşı davranışlarındaki yakınlık daha da artmış, beni kucağına alıp öpüp okşamaları gittikçe daha sıcaklaşmış, her fırsatta tekrarlanan bir hale dönüşmüştü. Artık babamla aynı yatakta yatıyor ve rahatça soyunup birlikte yıkanıyorduk. Babamın, yatağa girdiğimiz zaman, bana sarılıp büyük bir iştiyakla öpüp sevmeleri de gittikçe uzamaya başlamıştı. Ne yalan söyleyeyim, bu iştiyaklı sevgi gösterileri sırasında, onun erkekliğini hissetmeye başladığımdan beri, bu okşayışlarından garip bir zevk aldığımı da pek saklayamıyordum. Onlu yaşlara girdiğim sıralardaydı, bir ilkbahar akşamı, hava dışarıda oldukça sıcak olduğu halde kaloriferleri de yakmışlardı. Ev öylesine ısınmıştı ki, ben, akşam yemeğinden sonra, babamın ısrarı ile her zaman yaptığım şekilde, çıplak vücudumun üstüne kısacık geceliğimi geçirip salondaki divana uzanmış, sene sonu imtihanları için ders çalışmaya başlamıştım. Babam da televizyon seyretmek üzere, sırtında atleti, ayağında geniş paçalı kısacık külotuyla, karşımdaki koltuğa yayılmıştı. Ancak televizyondan çok, benim nerdeyse külotuma kadar sıyrılmış eteğimin açıkta bıraktığı bacaklarımla ilgilendiğini fark etmemem olanaksızdı. Bir ara, bazı özel anlarda yakaladığım o değişik bakışlarını üzerimde hissedip kitabımdan başımı kaldırınca, televizyon seyretmekten çoktan vazgeçmiş olan babamın, nefesi sıklaşmış bir halde, oldukça yukarıya kaymış olan geceliğimin alt tarafına, bacaklarımın yukarılarına, arzu yüklü bakışlarındaki anlamı fark etmem zor olmadı. Külotunun önünün de bayağı kabarmış olduğunu görmemem de mümkün değildi. Bundan evvel de, sık sık, buna benzer durumlarla karşılaştığım için, bunu da fark etmezden gelip biraz toparlanmaya çalıştım. Ancak, bunu yaparken, büsbütün açılan eteğimin altından gözüken donumun ağına gözü ilişen babam, garip garip sırıtmaya başlamıştı. Biraz sonra, yerinden kalktı. Dudaklarında manalı bir tebessümle televizyona bir kaset koydu. Bir de ne göreyim, gencecik bir kıza tecavüz eden yaşlı başlı bir adamın görüntülendiği, bir seks kasetiymiş bu. Babam, anlayabildiğim kadarıyla, kızına tecavüz eden bir adamın inanılmaz pozisyonlarda görüntülendiği bir kaset oynatıyor, bana yönelttiği kaçamak bakışlarla, bunları benim de seyretmemi istediğini açık bir şekilde belli ediyordu. Gerçi, yaşım küçüktü ama babamın, bana bakışlarındaki değişiklikten, aklından geçenleri içgüdüsel bir şekilde de olsa, anlamayacak kadar saf da değildim. Yüzündeki ifadeden, bana bakışlarındaki değişiklikten, şimdiye kadar yapa geldiği gibi, sadece oramı buramı seyredip, okşamakla yetinmeyip, evde yalnız olmamızdan istifade, daha da ileri gitmeye niyetlendiğini gayet açık bir şekilde görebiliyordum. Babamı, her istediğini tereddüt bile etmeden yerine getirecek kadar çok sevdiğim halde, bunu fark edince bayağı tedirgin olmaya başladım. Nihayet, babam, baygın baygın bana bakarak, hiç utanıp sıkılmadan gayet doğal bir davranışmışçasına, vücudunun sertleşip büyüyerek, külotunun paçasından dışarı taşan kısmı ile oynamaya başlayınca, dayanamadım: -Baba ya… Yeter artık, dedim. Şu uyduruk, berbat kaseti de kapat artık. Ben, bunları görmek istemiyorum. Babam: -Tamam, kızım haklısın, dedi. Gel, ben sana hakikisini göstereyim. Ben: -Yook, olmaz, dersim var şimdi benim, dedim ama o oralı bile olmadı. Gayet sakin ve kararlı bir şekilde yavaşça yanıma geldi. Ayağındaki külotu da bir hamlede çıkarıp atmıştı zaten. Ortaya çıkan o kocaman şeyin görüntüsü, beni biraz korkuttu galiba ki: -Ay bu ne kadar büyükmüş böyle, demekten kendimi alamadım. Babam: -Kız senin, bunun ne kadar büyüyüp neler yapabildiğini hâlâ bilmediğin anlaşılıyor. Artık bunu öğrenmek için yeterince büyüdün. Senin de kadınlığını ve kadın olmanın bahşettiği harika zevklerin ne olduğunu öğrenmenin zamanın geldiğini görebiliyorum. Şimdi o elindeki dersi bırak da hayatın en harika dersini vereyim sana. Bunu benden öğrenir, ilk dersini benden alırsan, hayal kırıklığı yaşamamış olursun. Düşünemeyeceğin kadar büyük bir cinsel zevk almanı sağlamak için büyük bir sevgi ve şefkatle yapacam bunu. Göreceksin hele tadını bir al, çok hoşlanacak, bir daha da vazgeçemeyeceksin bundan. Ama ben, neler olacağının pek farkına varamasam da, ilk defa bu kadar büyümüş olarak gördüğüm şeye, şaşkın şaşkın bakmaktan da kendimi alamıyordum. Ne yapacağımı şaşırmıştım, ama elimde olmadan, içimin kabarıp sulandığını da hissedebiliyordum. Bu arada, babam da geceliğimi yavaşça üzerimden sıyırmış bir kenara fırlatmıştı. Memelerim yeni yeni çıkmaya başladığından, henüz sutyen kullanmaya başlamadığım için, ayağımdaki ufacık donla çıplacık ortada kalıverdim. O, şöyle biraz geri çekilip beni baştan aşağı, alıcı gözüyle, iyice bir inceledi. Nefesi sıklaşmış bakışları buğulanmıştı. Beni kollarının arasına alıp sevgi ile sıktı. Eğilip dudaklarıma kocam bir öpücük kondurdu. Bu arada dili de ağzıma giriverdi. İğrenmiş olmam gerekirken, garip bir şekilde içimin kıyılır gibi olduğunu hissetim. Bütün vücudumu zevkli bir titreme sarmıştı. Sonra da babam beni gerçekten de büyük bir sevgi ile beni kucağına aldı. Götürüp divanın üzerine yatırdı. Ben orada, ne yapacağımı bilemeden, sırtüstü yatarken, babam vücudumun her yerini, büyük bir iştiyakla, öpüp okşamaya başlamıştı: -Harika, diye mırıldanıyordu. Kız sen, gerçekten çok nefis bir genç kız olmuşsun. Bunu açıkça görebiliyorum. Ne zamandır sana cinselliğin sunduğu bu harika zevki yaşatmanın zamanının gelmesini bekliyordum. Şimdi okşamalarımdan ne kadar hoşlanıp zevk aldığını görüyorum da artık seni gerçek bir kadın yapmamın zamanının geldiğini anlıyorum. Daha fazla beklememize gerek yok. Bu harika eylemin sana sunacağı o muazzam zevkleri yaşamak için daha fazla neden bekleyesin ki. Boğuk bir sesle bunları mırıldanırken bir taraftan da donumu yavaşça aşağı sıyırmış, bir çekişte çıkarıp almıştı ayağımdan. Bütün vücudumu, şefkatle öpüp kokluyor, yalayıp emiyordu. İyice tahrik olup zevkli bir bekleyiş içinde kıvranmaya başladığım sırada, yavaşça bacaklarımı ayırıp arasına giriverdi. Ben, ihtirastan boğuklaşmış bir sesle hırlarcasına: -Yapma baba, diyebildim. İçime girme. Biliyorsun, bakireyim ben… Babam büyük bir pişkinlikle: -Oh oh! Ne güzel… Dedi. Demek ne olacağını da biliyormuşsun. Korkma, senin ilk erkeğin olurken çok dikkatli olacağım. Bundan çok hoşlanıp büyük bir zevk almanı sağlayacağım. Göreceksin harika olacak, bayılacaksın buna. Bunları kulağıma fısıldarken, bacaklarımın arasında, yavaşça ileriye doğru iyice yanaşmış ve ben de hazır bir duruma gelmiş olmalıyım ki, kolayca içime girmeye başlamıştı bile. Sonra da, öyle bir yükleniverdi ki: -Aahh!… Diye bağırabildim ancak. Canım oldukça yanmıştı ama acımı bastıran müthiş bir zevk dalgası da sarmıştı bütün vücudumu. Bu öylesine harika bir şeydi ki, inanılmaz bir zevk fırtınası içinde çırpınmaya başlamıştım. Ama asıl, babam sarsılarak, içime boşalmaya başlayınca, ilk defa tattığım, şiddetli bir orgazmın şahikalarında uçmaya başladım. İkimiz de, aynı anda, her zaman ulaşılamayan o kocaman orgazmın doruklarına ulaşmıştık. Babam, içimden çıkmadan, öylece üstümde uzandı kaldı: -Bak, nefis bir kadın oldun artık. Canımın içi kızım, biricik sevgilim, kadınımsın artık benim. Bizi kimse ayıramaz artık. Canım küçük kadınım benim, diye mırıldanırken, her yerimi, büyük bir sevgi ve şefkatle öpüp okşamaya devam ediyordu. İliklerimde hâlâ hissettiğim, biraz evvel yaşadığım o büyük hazzın verdiği rehavetle, babamın kolları arasında, büyük bir huzur içinde yatarken, kulağıma fısıldamaya devam ettiği bu tatlı sözlerden, şimdiye kadar hiç hissetmediğim büyük bir gurur ve mutluluk duyduğumu itiraf etmeliyim. Bu olay bizi daha da çok birbirimize bağlamış ve uzun yıllar devam eden bu harika beraberliğimiz, birbirimize karşı beslediğimiz sevginin büyük ve gerçek bir aşka dönüşmesine de vesile olmuştu. İnanılmaz bir mutluluk ve sevgi ortamında, birlikte geçen hayatımız, babamın ölümüne kadar devam etti. Hayatımda başka bir erkeğe de yer olmadı. Ancak, bu harika beraberliklerimizi ve birbirimize karşı beslediğimiz derin aşkı, hayat boyu içimizde saklamak zorunda kalmamızı da bir türlü hazmedememiştim ben.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)